
Pek çoğumuzun aklına çocukluk yıllarını getiren o unutulmaz lezzet: Tomata suyu ve yerli ekmek... Bilinen adıyla salça ekmek.
Ama marketlerdeki konserve kutusunda satılan ve tadının gerçek salça ile ilgisi olmayan o kırmızı sıvı değil! Buğday unundan yapılmış, köy fırınında pişirilmiş ekmek ile sulanmadan yetiştirilmiş domatesten yapılmış, güneşte oldurulmuş gerçek saf salça. Bu tada hangimiz hayır diyebilir ki? Hele elinde sapan ile güneş batana kadar kuş peşinde koşan bir köy çocuğu isen... Bu gün Barbaros gibi diğer bölge köylerine yolu düşenler hala bu lezzetlere ulaşabilmekte. Nu büyük mutluluk.
Günümüzün tadını yitirmiş meyve ve sebzelerini beyenmemekte haklıyız. Çünkü artık anılarda kalmak üzere olan o referans tadları biliyoruz çoğumuz. Mümkün olsa da bu lezzetler kaybolmasa, çocuklarımız da tadabilseler.
Köyümüzün eski muhtarı Mehmet YAKA da bu düşüncelerle olsa gerek, evine gelen tüm misafirlerine bir gelenek gibi tomata suyu sürülmüş yerli ekmek ikram ediyor. Onun bu alışkanlığı, gelen misafirleri için de çok hoş bir sürpriz olmakta ve hafızalarda unutulmaz bir tadı ya tekrar hatırlatmakta ya da yiyene yeni bir lezzet deneyimi yaşatmakta. Sen çok yaşa eski muhtar...






