
Bu dosyamızda zeytin çeşitlerimizin hangileri olduğunu birlikte öğrenmeye çalışacağız. İçlerinde yerel olanları hangileri, hangi çeşitin ne gibi özellikleri olduğu konusundaki bilgileri zaman zaman güncelleyerek bu başlık oltında toplamaya, fotoğrafı bulunmayanların fotoğraflarını tamamlamaya çalışacağız.
Söz konusu zeytin çeşitlerinin ülkemizde ve uluslar arası literatürde farklı isimleri bulunabilir. Biz daha çok yerel isimlerini kullanacağımız zeytin çeşitlerimizin bilgilerini ve fotoğraflarını derlemeye çalışacağız.
Gerçek anlamda bir adet yerel zeytin çeşitine sahip olmakla birlikte, uzun yıllardır bölgemizde yaygın olarak yetiştirilen iki zeytin çeşitimiz daha bulunmaktadır. Aşağıda kısaca bunları tanımaya, bazı karakteristik özelliklerini anlatmaya çalışalım.
|
 Yerli
 Hurma
|
Yerli: Bizim “Yerli” dediğimiz, farklı yerlerde “Yerli Yağlık”, “İzmir Yerli Yağlık”, “Erkence”, “Hurma Kaba”, “Hurma Kara” olarak da adı geçen çeşit, esas yerel çeşidimizdir. Çeşidin yayılma alanı büyük oranda İzmir’in Yarımada’da kalan Urla, Seferihisar, Karaburun ve Çeşme ilçeleridir. Buralardaki zeytin ağaçlarının büyük çoğunluğunu bu çeşit oluşturur. Tamamına yakını İzmir İlin’de bulunmak üzere Türkiye genelindeki yaklaşık 3,5 milyon bir ağaç varlığı ile ülkemizin 4 numaralı çeşidi konumundadır. Çeşidin en önemli özelliği, özellikle deniz rüzgarı alan yerlerde dalında tatlanarak yenilebilecek hale gelmesidir. Hurma diye anılan bu özelliğin ticari boyutta meydana geldiği tek yer Karaburun Yarımadası, tek çeşit de “Yerli” çeşidimizdir. Nasıl meydana geldiği kesin olarak bilinmemekle birlikte, “Phoma olea” adlı bir mantarın sebep olduğu tahmin edilmektedir. Çeşit içinde genel olarak iki tip bulunmaktadır. Bunlardan birincisi “Kabaca” diye adlandırdığımız daha yaygın olan ve meyve eti ezildiğinde eli boyamayan, nispeten daha fazla hurma yapan tiptir. Diğeri ise “Karaca” olarak isimlendirilir. Meyve etinde morumsu bir renk maddesi taşır ve ezildiğinde karadut gibi eli boyar. Yağ oranı kabacaya göre daha düşük olmakla birlikte yağ kalitesi daha yüksektir. Çeşit genel olarak yağca zengindir. Toprak, bakım şartları ve yıllık iklim özelliklerine göre %15’den %50’ye kadar yağ verebilir. Bölgede yetişen çeşitler arasında en yağlısıdır. Diğerlerinden daha erken olgunlaşır. Aynı zamanda meyvenin dala bağlantısı zayıf olduğundan en erken hasada gelen ve hasadı en kolay olan, diğer yandan son yıllarda üreticilerin kullanmaya başladığı makineli hasada en uygun olan çeşidimizdir. Ağaçları oldukça kalın gövde oluştururlar, sürgünleri dikine gelişme eğiliminde olduklarından ağaç şeklini muhafaza etmek oldukça zordur. Kuraklığa diğer çeşitlere göre daha toleranslıdır. Genellikle bir yıl çok bir yıl az ürün verir. Sonuç olarak bölgenin şartlarına uymuş, tavsiye edilebilecek bir çeşit olduğu söylenilebilir.
|
 Midilli |
Midilli: Çeşit “Edremit Yağlık”, “Ayvalık”, “Ada Zeytini”, “Şakran” adlarıyla da anılır. Aslında bizim bölgenin yerli çeşidi değildir. Çeşidin kaynağı Edremit ve Ayvalık civarlarıdır. 20 milyonun üzerinde bir ağaç varlığı ile yakın zamana kadar Türkiye’nin 2 numaralı çeşidiydi. Yağ kalitesi çok yüksek olup, diğer çeşitlere göre daha hafif ve parlak sarı bir renge sahip olan yağı, zeytinyağına yeni başlayanlar için idealdir. %20-25 kadar bir yağ oranına sahiptir. Bizim bölgemizde tarihi çok eski olmayıp en fazla 100 yıllık bir geçmişi var diye düşünüyorum. En azından yaygınlaşmasının çok eski olmadığı kesin. Geç olgunlaşan, hasadı da zor olan bir çeşittir. Her yere kolayca adapte olamaz. Bazı yerlerde taneler çok ufak kalabilir veya yağ oranı çok düşebilir. Yeşil veya siyah zeytin olarak ta değerlendirilebilir. Özellikle “çekişte” dediğimiz kırma yeşil zeytin yapımına çok uygundur. Diğer çeşitlerden daha çabuk tatlanır. Oldukça lezzetli, ancak çekirdeği biraz iri ve etten ayrılması zordur. İyi sonuç alındığı bilinen yerlerde hem yağlık, hem sofralık olarak tavsiye edilebilecek bir çeşittir.
|
 Tekir |
Tekir : Çeşidin asıl adı Memecik’tir. Bunun yanında Taşarası, “Aşı Yeli” gibi adlar da alır. Daha çok Aydın ve Muğla illerinde yaygındır. En fazla ağaç varlığına sahip çeşit olup, bizim bölgemiz için çok yenidir. En fazla 70–80 yıllık bir geçmişinin olduğunu söyleyebilirim. Yağ oranı %15–20 kadardır. Meyvesi nispeten iridir. Çekirdeği iri ve etten ayrılması zordur. Yağ kalitesi orta düzeydedir. Bizde çok yaygın olmamakla birlikte 30–40 yıl kadar önce kurulan zeytinliklerde sık sık rastlanabilir. Meyvesinin iri olması, ağacının çok fazla boylanmayıp sarkık bir gelişme göstermesi zaman zaman tercih sebebi olmuştur. Ayrıca net yağ verimi olarak olmasa da yaş zeytin verimi olarak diğer çeşitlerden biraz daha verimlidir. Genellikle bir yıl çok ürün verip, diğer yılı boş geçirir. Dalları oldukça gevrektir. Çok lezzetli ve kaliteli olmasa da sofralık zeytin olarak değerlendirilebilir. Hasadın zor olduğu dağlık yerler için tavsiye edilebilir.
|
 Manzanilla |
Manzanilla : Bizde ağaç varlığı çok azdır. İspanya kökenli bir çeşit olup, ilk dikilen gemlik fidanlarıyla birlikte gelmiştir. Çok kaliteli bir yeşil sofralık zeytin olmakla birlikte, zeytin sineğine aşırı hassastır.
|
 Eşek Zeytini |
Eşek Zeytini : Çok iri meyveli, yağ oranı düşük, son yıllarda talebi artan bir çeşidimizdir.
|
Diğer Çeşitler
Zeytinliklerimizde az miktarda da olsa aşağıda adı geçen çeşitlere de rastlanabilir.
Gemlik: Trilya olarak ta bilinir. Yeni dikilen fidanların önemli bir kısmı bu çeşittendir. Siyah zeytin olarak kaliteli bir çeşittir. Yağ kalitesi düşük, ağacının gelişme kuvveti zayıf, kuraklığa mukavemeti azdır. Çok iyi bakım şartlarında, uygun bir budamayla her yıl ürün verebilir.
Sarı Yaprak: Sadece genç zeytinliklerde görülebilir. Meyve ve yapraklar sarımsı yeşil. Bu rengiyle çeşit diğerlerinden kolaylıkla ayırd edilebilir.
Domat: İri yaprak ve meyveleriyle göz alıcı bir çeşit. Yeşil zeytin olarak işlemeye ve çekirdeği çıkarılarak yapılan kokteyl zeytin yapımına çok uygun bir çeşittir.
Girit Zeytini: Eşek zeytininin aksine taneleri çok küçük olmasına karşın yağ oranı çok yüksektir. Aslında Yunanistan’da yaygınlaştırılması ön görülen Koreneiki adı verilen çeşitle aynıdır.
Yazı ve Fotğraflar:
Mehmet TUTAR
Ziraat Mühendisi