Barbaros’un en önemli mesire yerlerinden birisi Lale Dağı’mız. Yerel adıyla Sarıçakası (Sarnıç Yakası). Her Barbaroslunun mutlaka bir anısı bulunur Lale Dağı ile ilgili. Hıdrellez zamanı veya baharın tadını çıkarmak için piknik, kutlama, açık havada güzel bir gün geçirmek için ilk akla gelen yerlerin başında gelir Sarıçakası’ndaki Lale Dağı. Bu yıl da tüm ihtişamı ile zamanında açtı laleler. Zamanını kaçırmayanlar, bilenler tüm bu güzelliğin tadını çıkardı doyasıya…

Lale Dağı: Sarıçakası (Sarnıç Yakası)

“Sarıçakası ve Şubat’ta Lale Dağı…”

Elimizdeki her güzel ve yerel olanı kırıp döküp yok eden bir tutumun karşısında endişenmemek çok zor. Lale Dağımız için de bu duyguyu hissetmemek olanaksız. Bu güzelliğin bir gün yapılaşmaya kurban gideceğini bilerek yaşamak insanın içinde hep bir sızı kaynağı oluyor. Bu yıl da buradan ayrılırken bunu düşündük ve hissettik.

Lale Dağı: Sarıçakası (Sarnıç Yakası)

Doğanın binlerce yılda oluşturduğu kırılgan güzelliklerin yaşaması için sadece tek bir şey gerekli: İnsan müdahalesinden korumak! Bunu, kendimize rağmen nasıl başarabiliriz?

Lale Dağı: Sarıçakası (Sarnıç Yakası)

Her yıl Şubat ayında her renkten dağ lalesi kaplar Sarıçakası yamaçlarını. Buranın bir başka atmosferi vardır insan üzerinde. Yamaçlarda dolaştıkça, aynı mucizeyi izlemek için insanların binlerce yıldır buraya gelmiş olduğunu hissedebilirsiniz. Büyük olasılıkla çok eskiden de bölge insalarımız bu mesire yerini hıdrellez kutlamalarında kullanmışlardı.

Lale Dağı: Sarıçakası (Sarnıç Yakası)

Her yıl sadece bir ay süren bu renk cümbüşünü izlemek, piknik yapmak, fotoğraflamak ve yanıbaşımızdaki bozulmamış doğanın tadına doyasıya varmak için buraya gelir Barbaroslular. Bir kaç saatliğine doğanın iyileştirici havasını soluyarak görsel bir şölen tadında zaman geçirmek için…

Lale Dağı’ndan dönerken de bir sonraki yıl da bu şekilde bulabilmeyi umarak ayrılırız buradan; içimizde bir endişe ile. Bunun nedeni, bu güzelliğin yanı başına kadar gelen yapılaşma örnekleri.

Korumacılık anlayışının yerleşmesi, pekişmesi ve toplum tarafından oto kontrol mekanizmasında belirleriyi bir faktör olması için önce devlet politikası olması, devamında da yerel yönetimlerin hassas denetimine tabi olması gerekir. Sürdürülebilir bir devlet politikası ve yerel yönetim desteği olmadan biz bireylerin yapabilecekleri sınırlı olsa da gene de sonuna kadar sahip çıkmalıyız bu güzelliklere.

“Sahip çıkarsak hala bir şans olabilir”

Lale Dağı gibi mutlaka korunması gerekli mesire yerlerimiz bulunmakta çevremizde. Onlar ile de ilgili içeriklerimiz olacak ileride. Elimizdeki, hemen yanımızdaki bu değerler geriye dönüşü olmayacak şekilde yok edilmeden farkındalığımızı ne kadar arttırır ve sahiplenirsek, çevremizdekilerin bilinçlenmesi için ne kadar çaba harcarsak bu konuda hala bir şansımız olabilir.

Lale Dağı: Sarıçakası (Sarnıç Yakası)

Bir demet lale toplamanın kalıcı bir zararı olmamakla brlikte kesinlikle soğanlarına dokunmamak gerektiğini Barbaroslular olarak bilsek de bölgemizdeki hızlı yapılaşma akımından bu tür mesire yerlerinin nasıl korunabileceği sorusuna güvenle verebileceğimiz bir cevap ne yazık ki yok. Her değer gibi yok edildikten sonra yakınmak hiç bir yarar getirmez. Bu nedenle, bizi biz yapan değerlerimizin elimizden kayıp gitmesine şimdi! karşı durmalıyız. Hep beraber… insanın, yaşadığı çevresi ile insan olduğunu unutmadan…

 

Lale Dağı: Sarıçakası (Sarnıç Yakası)